Paris Hakkında | Fransa - Paris Şehir Bilgisi
Paris, Fransa'nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine
nehri'nin üzerine kurulmuştur.
Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı
ile tanınmış (bilinen) olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir
(kent) olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yer
almakta ve uluslararası taşımacılığın geçiş noktalarından birini
oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve "Işık Şehir" (Ville de
Lumière) diye de anılmaktadır (bilinmektedir.)
2004 yılında Paris şehir sınırları içindeki nüfusun 2.153.600
kişi olduğu INSEE (Institut national de la statistique et des
études économiques - Ulusal istatistik ve ekonomik çalışmalar
enstitüsü) tarafından tahmin edilmektedir.
20. yy.'da şehir sınırlarının dışına taşarak büyümüş ve banliyöleriyle birlikte
2007'da 12,1 milyonluk nüfusa ulaşmıştır. . Paris şehrinin özlü sözü Latince
"Fluctuat nec mergitur" yani "Sallanır ama batmaz" (Fransızca:« Il est battu par
les flots sans être submergé »). Şehrin armasındaki "Scilicet" yani gemiyi
anlatmak için kullanılır. Bu gemi Ortaçağ'da şehri yöneten güçlü "Gemiciler"
(Nautes) ya da "Su tüccarları"nın kurduğu birliği sembolize eder. Şehrin
koruyucusu, 5. yy.'da Attila'yı şehri yıkmaması için ikna ettiğine inanılan
Azize Geneviève'dir.
Tarihçe
Paris şehrinin arması
Ayrıca bakınız: Paris'in tarihçesi, Paris şehirciliğinin tarihi.
Paris adının kaynağı
Paris adını Galya halklarından Parisiilerden almaktadır. "Paris"
aslında Romalıların "Lutetia" yerine kullandıkları "Civitas
Parisiorum" (Parisiilerin şehri) adının zamanla değişmesi sonucu
oluşmuştur. Paris aynı zamanda şehrin etrafındaki yöreye de
("Parisis") verilen isim olmuştur. Cormeilles-en-Parisis ve
Fontenay-en-Parisis gibi şehirlerin isimlerinde buna rastlanır.
Bu adın kaynağı tam olarak bilinememektadir. Paris bölgesinde
çokça bulunan taş ocaklarına istinaden
Galce
"kwar" (taş ocağı) kelimesinden geliyor olabilir. Başka
etimolojilerde önerilmiştir. Pierre Hubac ve Cheikh Anta Diop'a
göre, Parisiilerin adı Mısır tanrıçası İsis'ten gelmektedir
çünkü Paris bölgesinde İsis'e adanmış birçok tapınak ya da Eski
Mısır dilinde "per Isis" bulunmaktaydı. Bir efsane de Paris
adını dalgalar altında kalıp denize batan efsanevi Ys şehriyle
birlikte anar. Maurice Druon "Paris de César à Saint Louis"
(Sezar'dan St.Louis'ye kadar Paris) adlı kitabında Paris adının
Galce "par" (gemi) sözcüğünden geldiğini iddia eder. Şekli
gemiye benzeyen, su üzerine kurulmuş, geçimini suya borçlu olan
ve ismini de belki sudan almış olan bir şehir. Bir ada olan
Lutèce'in refahı "gemiciler" tarafından sağlanıyordu ve bu
gemicilerin sembolü olan gemi de şehir armasını oluşturmuştur.
Tarihöncesi
Seine nehri kıyılarında yapılan teraslama çalışmaları sırasında
bulunan oymataş el aletlerinin gösterdiği gibi Paris kent alanı
yaklaşık 40.000 yıldır insanlar tarafından yerleşim alanı olarak
kullanılmaktadır.
En önemli arkeolojik bulgular 12nci bölge'de 1991 yılında ortaya
çıkartılan Paris bölgesindeki en eski kalıcı insan yerleşimine
ait kalıntılardır. Bercy'de yapılan altyapı çalışmaları
sırasında MÖ 4.000 ile 3.800 yılları arasında avcılık dönemine
ait Seine nehrinin eski kıyısında yerleşik bir köyün izlerine
rastlanmıştır. Bu kalıntılar çok önemli arkeolojik değere sahip
olan birçok tahtadan oyma kayık, topraktan çanak çömlek, ok ve
yaylar, kemşk ve taştan aletlerdi.
Diğer buluşlar da 14ncü bölge ile 13ncü bölge arasındaki
sukemerleridir.
Antik Çağ
Champs-Élysées Bulvarı'nın aşağı kısmındaki Wallace Çeşmesi

Tarihöncesi yerleşimlerle Galya-Roma dönemi arasında olup
bitenler hakkında pek bir şey bilinememektedir. Tek emin olunan
nokta Sezar'ın birlikleri ülkede dolaşırken bölgenin
hâkimlerinin hala Parisiiler olduğudur. Bazıları Parisiilerin
Paris'i kurmasının tarihi olarak MÖ 250 ile 200 yılları arasını
göstermektedir ancak önemli kanıtları yoktur. MÖ 52 yılında Jül
Sezar'ın teğmeni Labienus Paris şehrini ele geçirdiğinde
Romalılar tarafından "Lutetia" (Fransızcası: Lutèce) diye
adlandırılmıştır. Galya'nın başkenti görevini Lugdunum (Lyon)
şehri yapmaktaydı. O zamanki Galya şehrinin tam olarak nerede
yerleştiği konusunda kesin bilgi yoktur. Uzun süre buranın île
de la Cité'de olduğu düşünülmüştür ancak metro çalışmaları
nedeniyle baştan aşağı bu adada kazı çalışmalrı yapılmış ve
hiçbir ize rastlanmamıştır. Galya şehri île Saint-Louis'de ya da
bugün artık karşı kıyı ile birleşmiş olan ve Bièvre nehri'nin
yarattığı delta üzerinde bulunmuş olan bir adada da bulunmuş
olabilir. Çok tartışılan başka bir varsayıma göre ise ilk
kurulan Galya köyünün Nanterre'deki Valérien tepesi'nden çok
uzak olmadığı yönündedir.
Roma şehri 1. yy.'da nehrin sol kıyısına kurulmuştur. Şehrin
Saint-Germain Bulvarı'ndan Val-de-Grâce'a ve rue Descartes 'tan
jardins du Luxembourg'a kadar uzandığı düşünülmektedir. Lutèce
şehri bir cardo (Roma şehirlerinde kuzey-güney doğrultusundaki
ana cadde) olan rue Saint-Jacques çevresinde dik kesen
sokaklardan oluşan bir şehir yapısıyla yerleşmişti. Roma
şehirlerinde olduğu gibi forum, hamamlar, tiyatro, arena ve
nekropol bu şehirde bulunmaktaydı.
Orta Çağ
Paris şu andaki adını 5. yy.'da alır ve Romalılar'a karşı elde
ettiği zaferin ardından Frankların kralı Merovenj Hanedanından
I. Clovis 508 yılında Paris'e yerleşerek burayı başkenti yapar.
Nehrin sağ kıyısına 6. yy.'dan itibaren bir kilisenin kurulduğu
dikkat çeker: Saint-Gervais kilisesi (günümüzde Hôtel de ville
'in arkasında bulunmaktadır. 9. yy.'da Saint-Gervais ve
Saint-Germain-l'Auxerrois kiliselerinin (günümüzde Louvre'un
yakınında bulunmaktadır) çevresinde koruma amaçlı duvarlar inşa
edilmiştir. Nehrin sol kıyısı 885 yılında Vikingler tarafından
tamamen yokedilmiştir. Taht 987 yılında Capet hanedanına geçti.
Paris, Orleans şehri ile birlikte bu hanedanın kişisel serveti
içinde yer alıyordu. Bu hanedanın atası I. Eudes şehri
Vikingler'e karşı savunmasıyla ünlenmiştir.